Güzellik ve Bakım | Venedik | Seyehat | Turizm | Sağlık | Güzellik | Magazin | Bitkisel Ürünler |

Portal

SOHBET

Şok Şok Şok..

Başlığın böyle olduğuna inanmayın. Sizi bir günde 110 kilodan 55 kiloya düşürecek bir mucizemiz yok veyabir saatte kötü görünen saçlarınızı parlak veya cildinizi bir tek ürünle pürüzsüz gösterecek formüllerimiz de.

Aslında onlar da bazı şeylerin telafisi olmayacağını, sordukları formülün işe yaramayacağını bilirler ancak kadın mantığında ‘onay almak’ önemlidir.

Şimdi yattığınız güzellik ve zayıf kalma uykusundan uyanmanın tam zamanıdır!

Bu dünyaya çok güzel olarak gelmediyseniz, çaba göstermedikçe, kendinize bakmadıkça bir sabah dünya güzeli olarak uyanamazsınız.

Victoria Secret’s modeli olmaya çalışan model kızların ön çalışmalarını görmüşsünüzdür. O podyuma çıkmak için aylarca egzersiz yapmak, cilt ve saç bakımları ile yediklerine dikkat etmek zorunda kaldılar. Sonuçta podyuma çıktıklarında kusursuzdular.

Bazı kozmetik ürünleri elbette işimize çok yarıyor. Bunları yerine göre sürekli kullanırsanız yaşlanma sürecini yavaşlatmış, cilt sorunlarınızı en aza indirgemiş olursunuz. Saçlarını sürekli değiştiren biriyseniz yıpranmaları gayet normal. O halde onlara daha özen göstermeniz gerek!

Aslında her şeyin tek kısa yolu ve sırrı var; kendinize değer vermek. Cilt, saç, tırnak hatta ruhunuza gerekli özeni gösterin. Unutmayın, sizin bir yedeğiniz yok.

İş işten geçtikten sonra aldığınız kiloları vermek, cildinizi pürüzsüz hale getirmek daha zor olabilir. İmkansız değil elbette farklı yolları var ama önce en ucuz ve kesin olan yöntemi deneyin; kendinize her zaman bakın.

Kullanacağınız bakım ürünlerinin kullanım yeri, şekli ve süresinin size uygun olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Ürünleri asla denemeden almayın.

Küçükken dinlediğimiz masallardaki Pamuk Prenses, Uyuyan Güzel gibi kızlar kadar güzel görünmek ve hep böyle kalmak istememiz normal.  Ancak onlar o masalların güzelleriydi. Biz de kendi masalımızın güzelleri ve baş kahramanı olabiliriz.

Şok Şok Şok.. | Etiketler: , , , , , | Kategori:Güzellik ve Bakım | Okunma: 161 | Yorum Yok »

Kadınlara Özel Tek Sosyal Platform!

Bugünlerde Paulo Coelho’nun Kazanan Yalnızdır adlı kitabını okuyorum. Kitap içinde yaşadığımız dünyada, lükse ve ne pahasına olursa olsun başarıya olan bağımlılığımızın, yüreğimizin sesine kulak vermemizi engellediğini anlatıyor. Felsefik bu romanı okumanızı tavsiye ederim.

Modadan haberdar olun!

Akmerkez FashionAir, 35 moda tasarımcısının özel koleksiyonlarıyla birlikte 6 hafta boyunca moda tutkunlarıyla Zemin Çarşı Akmerkez’de buluşuyor. 07 Nisan’da başlayan etkilikler 20 Mayıs’a kadar devam edecek.

22 Nisan – 05 Mayıs
Berra Terzioğlu, Bilge Köprülü, Ceylan Zigoşlu, Eda Akpınar, Fatima Lopes, Gb Style, Gizem Akgönül, Ivana Helsinki, Joseph Font, Nazlı Ceylan Bulduk, Selim Baklacı, Zeynep Erdoğan

06 Mayıs-20 Mayıs

Asu Aksu, Asu Somer, Begüm Salihoğlu, Elif Ergin, Fatima Lopes, Gökçen Ataman, Ivana Helsinki, Joseph Font, Magenta, Oye, Özlem Ahıakın, Rojin Aslı Polat, Simay Bülbül, Zeynep Duygulu

Kadın ve sağlık fotoğraf yarışmasına katılın!

Füsun Sayek 4. Sağlık ve Kültür Etkinlikleri çerçevesinde ilk defa düzenlenen fotoğraf yarışmasının teması bu yıl “Kadın ve Sağlık” olarak belirlendi.Yarışmanın birincisi, Canon’dan 1500 TL’lik hediye çeki ile ödüllendirilirken, ikinci 750 TL, üçüncü ise 500 TL’lik hediye çekinin sahibi olacak. Yarışma kapsamında ayrıca Türk Tabipleri Birliği ve Hatay Tabip Odası’nın özel ödülleri de yer alacak.

Dereceye giren fotoğraflar, Ağustos 2010’da Arsuz, Hatay’da düzenlenecek olan Füsun Sayek Sağlık ve Kültür Etkinlikleri kapsamında sergilenecek ve kazananlara ödül ve plaketleri sergi açılışında verilecek.

Kadınlara Özel Tek Sosyal Platform! | Etiketler: , , , | Kategori:Güzellik ve Bakım | Okunma: 178 | Yorum Yok »

Gördüm Duydum Yaziyorum!

2010 İstanbul Fashion Week başarılı Türk modacıların defileleriyle geldi geçti. Şu günlerde alışveriş merkezlerinde kaçırmamanız gereken büyük indirimler var.

Kaçıranlar gerçekleştirilen defilelerden hazırladığımız galerimizi ziyaret edebilir.

DEFİLELERDEN KISA KISA..

Şu günlerde alışveriş merkezlerinde büyük indirimler var. Geçenlerde İstinye Park’taki Yargıcı’ya uğradım. Mağaza neredeyse bomboştu çünkü tüm ürünler etiket fiyatı üzerinden yüzde 70 indirimliydi. Aynı şekilde Sisley, Koton, Mudo gibi markalar da büyük kış indirimi uyguluyor. Kış bitmeden sezona dair yeni bir şeyler almak isteyenlere duyurulur.

Sizlerle birçok yeni kozmetik haberi paylaşıyoruz. Bunun yanı sıra Herbalium’un sahibi ve Bitki Uzmanı Volkan Kurt da önemli yazılarıyla iVillage Türkiye’de yer alıyor. Volkan bey zaman zaman denemem için ürünler gönderiyor. Bunlardan bir kaçını deneme fırsatım oldu.

Biri Herbalium Cilt Bakım yağı. Banyodan hemen sonra kuruyan cildinize, yine deniz süngeri ile hafifçe uyguluyorsunuz. Isırgan, portakal gibi cilde yararlı yağların bileşiminden oluşan cilt bakım yağından kısa süre sonra eser kalmıyor ve cildiniz yumuşacık oluyor. Son dönemde cildimin çok daha parlak ve gözeneklerin daha çok kapandığını farkettim.

Ürünü incelemek isterseniz tıklayabilirsiniz.

Denediğim diğer ürün ise, Defne ve Zeytinyağlı DFN Garlı Saç Bakım Maskesi. Saçlarınızı yıkadıktan sonra özellikle saç diplerine ve kafa derisine parmak uçları ile masaj yaparak yediriliyor ve beş dakika sonra durulanıyor. Bu ürün de saçlarımın daha canlı ve parlak görünmesini sağladı.

Ürünü incelemek isterseniz tıklayabilirsiniz.

Son bir yıldır da saçlarımı Habipoğlu Isırgan Otu (yerine Defne ve Zeytinyağlı DFN Garlı Şampuan’ı da kullanabilirsiniz) ile yıkıyorum. Saçlarımın daha siyahlaştı, dolgunlaştı ve parlaklaştı diyebilirim. Başka şampuan kullanamaz oldum.

Ürünü incelemek isterseniz tıklayabilirsiniz.

Bu yazdıklarımı Volkan bey rica etti de yazıyor değilim. Gerçekten işe yaradığını anlayıp, çevreme de sorduktan sonra bu tür doğal ve güvenilir ürünler satan bir yeri sizlerle paylaşmak istedim.

Aile Ağacı- “Kadın Başına” festivali

Geçenlerde başarılı iş kadını Leyla Alaton’dan bir mail geldi. Dünya Kadınlar Günü nedeniyle  1-15 Mart 2010 tarihleri arasında “Aile Ağacı- “Kadın Başına” adlı bir festival gerçekleştirilecek.

Bu proje, bir aile ağacına öykünerek çeşitli etkinliklerinde kadın sanatçıları, aktivistleri, kadın platformlarını ve farklı kesimlerden insanları biraraya getiriyor. İzleyicilerin geçmişteki kadın sanatçılarla manevi bir ilişki kurmasını sağlayacak bir platform yaratmayı hedefliyor. Küratörlüğünü Ayşegül Sönmez’in yaptığı 8 Mart Kadınlar gününü iki haftaya yayan etkinlikler serisinde ana tema kadın sanatçıları ve izleyicileri, gelenek, geçmiş, modernite gibi kavramlar üzerinden kendilerini tekrar tanımlamaya davet etmeyi amaçlıyor. Komşu ülke İran’dan ünlü kadın sanatçı Shirin Neshat’ın film gösterimiyle farklı modernlik deneyimine sahip kadınların üretimlerini gözler önüne sererek kadınlar gününde bir kez daha kadınlık ve modernlik deneyimlerinin ortaklıklarına bakmamızı sağlıyor.Aile Ağacı farklı disiplinlerden oluşan dallara sahip. Farklı mekanlarda farklı ifade biçimlerinin deneyimlenmesini önemseyerek, her şeyden önce hem sanatçının hem de onun yaptıklarını tamamlayacak olan izleyicinin ataerkil bir kültürde kadın olmanın anlamına ilişkin samimi ve sahici cümleler kurmasını arzuluyor. Bu cümleler, kadın olma koşulları ve deneyimini vurguladıkları kadar cinsiyetin aynı zamanda toplumsal bir inşadan ibaret olduğunu deşifre edecekler… Kadının temsildeki görünümünü belirleyen yanılsama ilişkilerini ortaya döktükleri gibi cinsel farklılığın psikososyal profilini çizmeyi deneyecekler. Aile ağacı kapsamında toplam üç sergi, bir özel parti, 8 Mart günü geceyarısına kadar sürecek kadın platformlarına ve kadın sanatçılara açık manifesto koşusu, bir film gösterimi, üç paneli kapsıyor.

- Yıldız Moran Arun Fotoğraf Sergisi Mekan: Artsumer Sanat Galerisi Tarih: 2 Mart – 13 Mart
-Sevil Sert’in fotoğraflarından 1980’ler Mekan: Kartal sokak ve İstiklal Caddesi üzerindeki kafeler, sokak duvarları ve diğer ilan alanları Tarih: 1 – 15 Mart
-Manifesto Koşusu Mekan: Garaj İstanbul Tarih : 8 Mart
-Shirin Neshat Film Gösterimi Mekan: Garajİstanbul Tarih : 11 Mart
- Aile Ağacı Sergisi Mekan: Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi Tarih: 1- 15 Mart
-Beyoğlu’nda Yaşayan Kadınlara Soul-Spesifik Projeler 1: Beyoğlu Kadınlarının Şarkıları Mekan: Indigo Tarih : 12 Mart
- Panel ve Konuşmalar Serisi Mekan: Muammer Karaca Tiyatrosu Tarih: 8-12 Mart Koordinatör: Sosyolog Deniz Erben
Siyah Süt
- Beyoğlu’nda Mekan Sahibi Kadınlar Beyoğlu’nu Konuşuyor Moderatör: Deniz Erben Konuşmacılar: Deniz Türkali (Kaktüs kafe) Nilgün (Gizli Bahçe) Yasemin Alkaya (Zencefil Kafe)
- Kadının Görünür Emeği, Görünmeyen Emeği

Fırsatınız olursa takip edin derim.

Gördüm Duydum Yaziyorum! | Etiketler: , , , , , | Kategori:Güzellik ve Bakım | Okunma: 175 | Yorum Yok »

Kadınlar Tuvaletinde Neler Konuşulur?

Geçenlerde alışveriş sonrasında bir davete katılmam gerektiği için, makyaj tazeleme, kıyafet kontrolü için büyük bir alışveriş merkezinin tuvaletinde normalden daha uzun süre kaldım. Bu sırada tuvalete girip çıkan kadınları gözlemlediğimi fark ettim. Bununla ilgili bir yazı yazmayı daha önce neden düşünememiştim :)

İşte bir kadının işyeri ve alışveriş merkezi tuvalet günlüğü :) )

İş yerlerindeki kadınlar tuvaletlerinde;

Ssabahları genellikle yataktan zor kalkmış, o gün ne giyeceğine geceden karar vermediyse dolabındaki en kolay ve uygun kıyafetleri giymiş, kimseye görünmeden hafif bir makyaj yapmak için lavaboya koşmuş kadınlar olur.


2 dakikada göz kalemi, kıyafete uygun bir far, gerekiyorsa fondöten, hafif allık ve parlatıcı ile uykulu ve renksiz görünümlü kadının yerini canlı, çalışmaya hazır görünümlü kadın alır.

Bu sırada hemen yan tarafta aynı şekilde sabah makyajı yapan iş arkadaşıyla kıyafeti, akşam ne yaptığı, rüya gördüyse rüyası, bugün ne yapacağı hakkında çok kısa sohbet edilir.

Sonrasında öğle yemeğine kadar diyetinde sık su içmek olanlar dışında kimse lavaboya uğramaz. Öğle yemeği öncesinde sabahki tablo tekrarlanır. Makyajlar tazelenir, kıyafet, göbek şişkinliği kontrolü yapılır. Bu sırada bu kez yarım günlük iş yoğunluğu hakkında çok kısa konuşulur.

Akşam da yine aynı senaryo tekrarlanır ve sohbet konusu bu kez akşam ne yapılacağıyla ilgilidir. Şirkette genellikle kadınlar yaşadıkları günün özetini ve yapacaklarını lavabo ziyaretlerinde kabaca paylaşır.

Alışveriş merkezlerindeki lavabolarda ise; durum tamamen farklı. Burada kadınlar birbirlerini tanımaz ama inceler.

Kadın beyni çok hızlı ve detaycı çalışıyor. Bir kadın girdiği ortamda ne var ne yok inceler, kaydeder ve değerlendirir.

Alışveriş merkezlerindeki tuvaletlerde aynaya bakarken çaktırmadan yandakini tepeden tırnağa süzen, saç, makyaj, kıyafet ve ayakkabı değerlendirmesi yaptıktan sonra kendini son kez kontrol edip çıkan kadınlar vardır. Bu sırada tuvalette başka kadınlar varsa konuşmalarına da kulak kabartılır. Anlattıkları kendileriyle ilgiliyse bir kez daha o gözle incelenir.

Bu genel bilgilendirmeden sonra her kadın gibi ben de bunları yaptım, evet!

Örneğin ben lavabodayken bir kadın telefonla konuşarak içeri girdi. Konuşmalarını ister istemez dinlemek durumunda kaldım:) Bir arkadaşıyla buluşacaktı ve telefondaki sevgilisine geç kalacağını akşam onu alıp alamayacağını soruyordu. Sonunda anlaştılar ve farklı bir konuya geçtiler.

Bu sırada biri Türk diğeri yabancı iki kız geldi tuvalete. Aralarında İngilizce sohbet ederek bir erkekten bahsediyorlardı. Yakışıklıymış, bazı flört hareketleri varmış ama emin değillermiş. Biri bahsettikleri erkeği daha iyi tanıyordu ve hoş biri olduğunu anlatıyordu.

Aynı anlarda yanında kız çocuğu, elinde alışveriş poşetleri olan bir kadın geldi tuvalete.  Poşetleri koyacak yer ararken kızıyla alacakları ve alamayacakları hakkında konuştu.

Vaktim olsaydı alışveriş merkezi tuvaletlerinde sabahtan akşama kadar kalabilirdim:) Çok farklı kadın hayatları ve önceliklerini görmüş oluyorsunuz. Bu oldukça keyifliydi.

Lise ve üniversitedeki kızlar tuvaletinde ise, konular sadece güzellik, flört ve beğenilen erkekler üzerine dönüyor. Kıskanılan kız arkadaşlarla ilgili dedikodulardan bahsetmiyorum bile.

Aslında bunları yazarken kim bilir diğer kadınlar benim hakkımda ne düşünmüştür diye düşünmekten kendimi alamıyorum:))

Kadınlar Tuvaletinde Neler Konuşulur? | Etiketler: , , , , | Kategori:Güzellik ve Bakım | Okunma: 165 | Yorum Yok »

Erkeklere Göre İtici Davranışlar

Bazen kendimizi tutamıyoruz, ağzımızdan çıkıveriyor, bazen bunun bir erkeğe itici gelebileceği aklımızdan bile geçmiyor, bazen de inadına yapıyoruz. Ve sonuç olarak, erkekleri gıcık etmeyi başarıyoruz. Aşağıdaki maddelerden en azından birkaç tanesi kesin size de uyuyor. Ama ne yapalım, belki biraz da bunlar bizi kadın yapıyor. Yeter ki abartmayalım, erkeklerin kabusu olmayalım.

Dış görünüş

Bir kere şunu söylemek gerek; erkekleri kadınlardan soğutan nedenler, fiziksel özellikleirnden çok kişiliğimizle ilgili. Yani biraz daha bakımlı olsak yeter!

• Kıllar, erkek vücuduna ait olmalı. Özellikle bıyık, favori, ayak parmaklarının üzerindeki ve beldeki kıllara dikkat! Erkekler bu konuda çok kıl!

• Tamam, her daim topuklu giymenizi beklemiyorlar ama en azından ayakkabılarınız temiz ve bakımlı olmalı. Ve açık ayakkabı giyiyorsanız mutlaka tırnaklarımız ojeli olmalı.

• Bu arada, yürümeyi başaramıyorsanız, topuklu da giymeyin.

• Farkında olmadan Notre Dame’ın kamburuna dönüşmeyin; lütfen daima dik oturun.

• Tanga veya g-string çok rahat olmayabilir ama bari benekli külotunuzun kotunuzun arkasından gözükmesine engel olun.

• Dekolte giyecekseniz, onu taşımayı bilin. Giydikten sonra onu çekiştirip durmayın.

• Şeffaf sutyen askıları kurtarıcı değil; tam tersine, çok çok itici erkeklerin gözünde.

Davranışlara çeki düzen

“Can çıkar, huy çıkmaz” derler; ama biraz gayretle, en azından belki törpülersiniz onları sinir eden yönlerinizi.

• Kız arkadaşınızla bir araya geldiğinizde fısıldaşmadan durmayı deneyin.

• Erkeklerin, duyguları halkında konuşmaktan nefret ettiğini lütfen öğrenin artık.

• Şoförlük 1000 yıl geçse de erkeklerin gözünde erkekler mahsus olacak. O yüzden onların şoförlüğünü eleştirmekten vazgeçin.

• Kıskançlık, sizi kendine güvensiz göstermekten başka işe yaramıyor.

• İlgi duyduğunuz erkeğin yanında rahat olmak isteseniz de çizgiydi aşmayın, sarhoş olmayın.

• Erkeklerin gözünde trip = şımarıklık. Şımarık bir çocuk gibi gözükmek istediğinize emin misiniz?

Erkeklerin favori cümleleri

Haydi bu cümleleri bir kere olsun söylemedim demeyin. Galiba bu cümleler, tüm kadınların fabrika ayarlarında otomatik olarak yükleniyor.

• “Benimle niye ilgilenmiyorsun?” Bunaltmayın.

• “Ne düşünüyorsun?” Cevabı olmayan sorular sormayın.

• “Bu ne demek şimdi?” Her hareketinden derin anlamlar çıkarmayın.

• “Sence kilo almış mıyım?” Ona tartı muamelesi yapmayın.

• “Hmmm karar veremiyorum. Sence?” Kararsızlık abidesi olduğunuzu ona her fırsatta göstermeyin.

• “Bana anlatabilirisin.” Psikologluk mesleğini psikologlara bırakın.
Zirvedekiler
Ve işte en çok oy alanlar…

• Dır dır dır dır…

• Fark etmiyorlar sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Uçları çıkmış, bozulmuş ojelere neredeyse hemen hepsi deli oluyor.

• Bebek gibi konuşmayı bebeklik yıllarınızda bırakmalıydınız. Şirinlik muskası halleriniz, sadece ve sadece tüylerini diken diken ediyor.

• Küfürlü, ‘Lan’lı konuşmalar da sizi bir o kadar itici yapıyor.

• Futbolu seviyor olabilirsiniz. Ama ahkam kesmeyin, teknik direktörlüğü erkeklere bırakın.

• Diğer kadınları aşağılamaya bayılıyoruz. Diyelim bundan vazgeçemiyoruz; bari erkeklerin yanında değil, kız arkadaşlarımızla yapalım.

Ve işte sürprizler

Bunların, erkeklerin soğuma nedenleri olduğu kimin aklına gelirdi?

• Dudaklarımızı öpülesi gösteriyor sandığımız parlatıcılar, tam tersine onlara yapış yapış geliyor.

• Onların gözünde yaratmaya çalıştığımız, “ben diğer kadınlardan farklıyım” etkisi, sadece tepki doğuruyor.

• Komik olmak için yaptığız kıro taklitleri veya şiveli konuşmalar, biz farkında olmasak da ortamı ısıtmıyor, aksine buz gibi soğutuyor.

En büyük sürpriz
Bizim en büyük kabuslarımızdan olan, kurtulmak için paralar harcadığımız, kocakarı ilaçlarından tutun, en teknolojik aletlere kadar her yolu denediğimiz biricik selülitlerimiz, 50 erkekten sadece birinin aklına geldi. Demek ki neleri kafamıza takmamız gerektiğini bir kere daha düşünmenin tam zamanı!

Erkeklere Göre İtici Davranışlar | Etiketler: , , , , , , | Kategori:Güzellik ve Bakım | Okunma: 185 | Yorum Yok »

Yazın saçlar neden kurur

Neden yazları saçlarımızın uçları kırılır hiç düşündünüz mü? Ben düşündüm, biraz da kafayı sıyırdım; ama sonunda buldum: Saçlarınızı boyatırken, boyanın içine oksijenli su katıldığını ve bu sayede saçlarınızın pul tabakasının aralandığını biliyor muydunuz? Yani saçlarınızın iç tabakasına ulaşması gereken boya, bu tabaka açıldıktan sonra içeriye giriyor ve saçlarınıza renk vermiş oluyor.

Peki sonra ne oluyor? Bu açılan pul tabakası bakımlarla kapatılıyor. Yani saçlarınızı yıkadıktan sonra, basit bir krem de kullansanız saç pulları örtülüp kayganlaşıyor ve dış etkenlere karşı korunuyor. Nedir bu dış etkenler peki? Erkek arkadaşınızın elleri, ya da yastık filan mı dersiniz? Hayır, hiçbiri. ‘Havadaki oksijen’ desem mesela, ya da ‘fön makinesindeki sıcak hava’ da diyebiliriz. Yanlış okumadınız. Havadaki oksijen ile saç boyasının içine katılan oksijenli su arasındaki tek fark, sıvı haldeki oksijen.

Konuyu biraz daha basite indirgersek; hava sıcaklığının 28 derece olduğu sıcak bir yaz gününde, yarım saat güneş altında kalan bir saç teli, 45-48 dereceye kadar ısınıp genleşebilir ve saçın iç yapısı tamamen korumasız bir halde hava ile temas eder ve dolayısıyla oksijen saçı kurutur.İşte bu noktada kırılmalar ve çatallaşmalar artar. Böylece bütün bir kış uzatmaya çalıştığınız saçlarınızı kestirmek zorunda kalırsınız.

Ne yapmak gerek derseniz?

En basit çözüm; saç tellerinizin hava almasını engellemek olabilir. Yani denize veya havuza girerken kesinlikle bone takmalısınız. Klor, çamaşır suyuna benzer kimyasal bir maddedir ve saç tellerinin baş düşmanıdır. Saçı kupkuru yapar. Deniz suyu, havuz suyundan daha az zararlı olmasına rağmen; saçta kalan tuz, sıcak güneş ışınlarına maruz kalınca saça kesinlikle zarar verir.

Peki saçlarınızı nasıl koruyabilirsiniz?

Denizden önce saçınıza zeytinyağı ya da bebe yağı sürebilirsiniz. Ama yıkarken dikkat edin, iyice arınsın.

Bu yöntem çok basit, ama bir o kadar da tehlikelidir; çünkü iyi durulayamazsanız, saçlarınızın yağlı ve vıcık vıcık görünmesi işten bile değildir. Eğer saçlarınızı iyice arındırmak için ikiden fazla yıkarsanız da, bu defa saçlarınızı korumak isterken çok yıkadığınız için yine kurumasına sebep olabilirsiniz.

En kesin çözüm, deniz ve güneşe karşı üretilen yaza özel ürünler kullanmaktır. Bu ürünler tamamen profesyonel olmalarının yanı sıra, dengeli ph değerleri ile harika sonuçlar veren yeni nesil kozmetiklerdir. Tavsiye ettiğim markaların başında, Eczacıbaşı Schwarzkopf geliyor.

Yaz boyunca saçlarınıza iyi bakın. Bu yaz güneş daha da tehlikeli olacak gibi görünüyor. Geçen gün yaşadığım öylesine inanılmaz bir tecrübe var ki, sizlerle paylaştığımda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Geçen Pazar günü balkonda unuttuğum gazetemin sayfaları öğleden sonra beyazdan koyu krem rengine dönmüştü. Cildimiz ve saçlarımız bu tehlike ile Temmuz ve Ağustos aylarında nasıl başa çıkacak bilemiyorum, benden söylemesi…

sohbet , chat

Yazın saçlar neden kurur | Etiketler: , , , , , | Kategori:Güzellik ve Bakım | Okunma: 180 | Yorum Yok »

Editörlerimiz

Melise Su Haber Analisti

Bizden..

oyun oyna

Editör Girişi

Kullanici Adi
Sifre
Beni Hatirla

Burçlar

Koç burcu Boğa Burcu İkizler Burcu
Yengeç Burcu Aslan Burcu Başak Burcu
Terazi Burcu Akrep Burcu Yay Burcu
Oğlak Burcu Kova Burcu Balık Burcu

Son yorumlar

  • ferdidemir: haklısın ali bende googleden buldm aradiğin hersey var burada iyi çalısmalar !!
  • Okan yılmaz: Selam
  • ali gül: Forumunuzu Google den buldum cok güzel bi forum harika ya bitanesiniz :P
  • buse yılmaz: çok saçma olmuş ya bu doğana hiç yakışmamış ona slow şarkılar yakışıyo muck muck
  • duygu kartal: selam mıllettttttt

Etiket Yağmuru


Sayfa 1 of 212

Sohbet


sohbet , chat

Dediler Ki..

Eğer öküzlerle domuzlar konuşabilselerdi, yemden başka şey düşünenlerle alay ederlerdi.